SON DAKİKA

Aktüel10

Sığla Ağacı

Sığla Ağacı
Bu haber 16 Şubat 2019 - 17:37 'de eklendi ve 350 kez görüntülendi.

Bazı kaynaklar kendi küllerinden yeniden doğan anka kuşunun (phoenix), oldukça uzun olan ömrünün sonuna yaklaştığını hissettiğinde , kendisine kuru sığla dallarından bir yuva yaparak içine yerleştiğini ve güneş ışıklarının etkisiyle yuvanın tutuşmasını beklediğini söylerler. Anka kuşu efsanesi değişik zamanlarda ve kültürlerde farklı şekillerde anlatılmıştır. Anka kuşu ile ilgili söylenen tek ortak özellik, geçmişten günümüze bilinen ateşle yeniden hayat bulmasıdır.

Anka kuşunun topladığı dallar sığla dalı mıdır yoksa başka bir ağaca mı aittir bilinmez. Ancak bildiğimiz sığlanın Anka kuşu gibi uzun ömrü ve yeniden doğuşu simgelediğidir.

65 milyon yıldır bu topraklarda yaşamaya devam etmektedir. Kurumuş, yıpranmış, çürümüş sığla dalları bile yeni sürgünler vererek hayat bulur. Ancak Relikt endemik bir tür olan Anadolu Sığla Ağacı, sıkı yasal korumaya rağmen, 1950’lerden itibaren zaten dar olan yaşam alanı 6500 hektardan 1300 hektara inmiştir. Bu alanlar da yüksek oranda parçalanmış ve yok olma tehdidi ile karşı karşıyadır. Var olan bütün koruma statülerine ve tedbirlerine rağmen Sığla ormanları korunamamıştır.

Son yıllarda bu konuyla ilgili pek çok kurum çalışmalar yapmaktadır. Üniversitelerin farklı bölümlerinde çok değerli çalışmalar yapılmaktadır. Yapılan çalışmalar sığlaya yeniden hayat verecek ateşi yakmaya yetmemektedir.

Yaklaşık 65 milyon yıldır var olduğu düşünülen Sığla ağacının tanımı aşağıda verilmiştir. Ancak Familya konusunda bir karışıklık olma olasılığı mevcuttur.

APG III sistemine göre:
  • Alem: Plantae (Bitkiler)
  • Bölüm: Magnoliophyta (Kapalı tohumlular)
  • Sınıf: Magnoliopsida (İki çenekliler)
  • Takım: Saxifragales
  • Familya: Altingiaceae (Acıfındıkgiller)
  • Cins: Liquidambar
  • Türler: Liquidambar acalycina: Chang sığla ağacı.
  • Liquidambar formosana: Çin sığla ağacı.
  • Liquidambar styraciflua, Amerika sığla ağacı
  • Liquidambar orientalis Miller, Anadolu sığla ağacı
  • Diğer adları: Günlük Ağacı, Kara Günlük Ağacı, Sığala Ağacı, Ak Amber, Akan Amber, Buhur.

 

Genel Görünüm:

Anadolu sığla ağacı (Liquidambar orientalis), kışın yapraklarını döken 20-25 metreye kadar boylanabilen kalın dallı ve geniş tepeli bir ağaçtır. 65milyon yıldan beri var olduğu düşünülmektedir. Yüzey suyunun yüksek olduğu veya hareketli suyun bulunduğu ortamlarda yetişir. İlk bakışta çınarı andırır.

Yaşlandıkça, kabuğu koyulaşır ve derin çatlaklı bir görünüm alır. Gövdelerinde patolojik balsam kanalları bulunur. Bu olay bir yaralanma sonucu, yani dış etkilerle oluşur. Gövdesinden çıkarılan balsam kozmetik ve eczacılıkta kullanılır, besin takviyesi olarak tüketilir. Saf ya da başka ağaçlarla (genellikle Kızılçam) karışık ormanlar kurar. Uzun ömürlü bir ağaçtır; ortalama 200 yıl yaşamaktadır. Kumlu, sulak ve asidik topraklarda yetişir.

Dallar ve yapraklar:

Sığla kışın yapraklarını döken, kalın dallı bir ağaç olup, dallara ince ve uzun saplarla bağlanan yapraklar 3, 5 veya 7 lobludur. Sığla ağacında genellikle beş loplu ve ışınsal damarlı olan yapraklarda her bir lop genellikle ikincil olarak loplara ayrılır. Ucu küt veya sivri olan lopların sayısı ender olarak 3 veya 7’dir. Yaprakların kenarı ince ve muntazam dişlidir. Yaprak ayasının tabanında, ana damarların birleştiği yerde tüy demetleri saplanmış olup, bazı yapraklarda söz konusu tüyler yok denecek kadar azdır. Üst yüzleri tamamen çıplak ve parlak yeşildir. Yaprağın sapı ince ve oldukça uzundur.

Tomurcuklar:

Tomurcuklar 6-8 pulla örtülü olup, sarmal dizilidir. Yan tomurcuklar sürgünlere çok sıralı sarmal dizilmiştir ve sürgüne az çok yatıktır. Tepe tomurcuğu yan tomurcuklardan biraz daha büyüktür. Yumurta şeklinde, elipsoit ve sivri uçlu olan tomurcuklar parlak olup pulların kenarı hafif kirpikli, kahverengi sürmeli ve çıplaktır. Pulların rengi elma yeşili-kahverengidir. Ovuşturuldukları zaman aromatik olup, üzerinde 3 adet iletim demeti izi taşır.

Çiçekler:

Çiçekler apetalae ve küçüktür. Çiçek kurulu 1-2 cm çapında olup küre şeklinde çok sayıda çiçek kümesini bulundurur. Bir cinslidir, erkek ve dişi çiçekler birbiri ile kaynaşmışlardır. Bunlardan erkek çiçekler terminal durumlu bir salkım halindedir. Dişi çiçekler ise yaprakların koltuklarında yan durumlu olarak bulunmakta ve bunlar birbiri ile kaynaşarak, olgunlaştığında adeta sert, dağılmayan küremsi kurullar halindedir. Özellikle stiluslar batıcı diken gibi olur. Ovaryum iki gözlüdür. Çiçekler üzerleri küçük kırmızımsı çiçeklerle bezenmiştir. Çiçek olgunlaşınca dikenli kozalağa dönüşür ve grimsi-yeşil renk alır. Dişi çiçekler ilk oluştukları zaman renkleri yeşil olup daha sonraları kırmızımsı renk alır. Üzerleri hafif tüylü olup, meyve içinde dökülmeden kalırlar ve sertleşip odunsu bir yapı kazanırlar. Erkek çiçekler kurul şeklinde ve tomurcukların üst ekseninde bulunanlar sık ve sapsız, alt tarafında bulunanlar ise daha seyrek olarak yerleşmiştir. Çiçeklik Mart ayında başlar ve süresi birkaç aydır.

Meyve:

Kasım ayında olgunlaşan meyve uzun bir sapın ucunda, aşağıya doğru sarkık olarak durur ve 2-6 cm çapında çok sayıda kapsülden oluşur. İçerisinde çok miktarda tohum bulunur. Meyve olgunlaştığında sertleşir, kapsüller açılır ve tohumlar dökülür. Çok küçük kanatlı olan tohumun rengi koyu kahverengidir, basık, dip tarafı yuvarlak, uç kısmı sivridir. Tohum kabuğu parlak, ince ve serttir.

Kabuk:

Gençken çatlaksız yaşlıyken çatlaklıdır. Kabuk rengi gençken grimsi, yaşlanınca grimsi- kahverengi veya kahverengiye döner. Ağacın kabuğunun yaralanmasıyla, özünden elde edilen bir çeşit balsam olan “Sığla yağı” özellikle parfüm sanayinde kullanılan önemli bir hammaddedir. Ağacın önemi, elde edilen bu yağdan kaynaklanmaktadır.

Genç sürgünler:

Genç sürgünler önce yeşilimtırak, sonra kırmızımsı-kahverengi olup, incedir. Çıplak ve parlak olan sürgünler üzerindeki lentiseller küçüktür ve çıplak gözle görülebilir

Kökler:

Kökler genellikle yüzeye çok yakın olur, bazı durumlarda yüzeyde de görülür. Köklerin gelişimi daha çok yatay düzlemdedir ve en fazla bir metrelik toprak derinliğindedir.

Üretim Teknikleri :

  • Çelikleme (Cuttings)
  • Kök çelikleri ile üretim
  • Daldırma (Layering)
  • Tohum (Seeds)

Sığla’nın Ekolojik isterleri:

Liquidambar orientalis’in ekolojik isteklerini şöyle sıralayabiliriz:

İklim istekleri:

Anadolu Sığla ağacı sıcak ve ılık Akdeniz iklimlerini tercih etmektedir. Türkiye’de kışın en soğuk ayın minimum sıcaklık ortalaması (m) +3OC’tan daha düşük olan yerlerin dışında görülmemektedir. Dolayısıyla sığla ağacı don olaylarına karşı çok duyarlıdır. Sığla ağacı (m) değeri 6-10OC arasındaki kıyı bölgelerinde maksimum yayılma yapmaktadır.

Su istekleri:

Sığlanın yayıldığı alanlarda yıllık yağış miktarları oldukça fazladır. Örneğin Marmaris 1203 mm, Muğla 1209 mm, Köyceğiz 1122, Dalaman 1086 mm ve Fethiye 934 mm yıllık yağış miktarına sahiptir. Ancak yaz kuraklığı 3-6 ay arasında olduğu göz önüne alınacak olursa, yazın uzun bir süre yağış görülmez. Sığla yaz aylarındaki bu kurak devreyi çevresinde küçük dereciklerden yada taban suyundan almaktadır. Sığla ağacının gelişimi büyük ölçüde taban suyuna ya da devamlı akan derelerin bulunmasına bağlıdır.

Arazi ve toprak istekleri:

Sıcak Akdeniz ikliminde taban sulu düz olan genellikle hidromorfik alüvyonlu araziler, sığla ağacının yerleşiminde çok uygun olan alanlardır. Arazinin eğimi, sığla ormanının genişliğini tayin eden başlıca faktörlerden birini oluşturur. Çünkü arazi eğimi fazla olan yerlerde sığla ağacı sadece ince bir şerit halinde su boyunca gelişebilmektedir. Halbuki düz arazilerde, suyun yayılabildiği yerlerde orman gelişebilmektedir.

Nitekim Antalya-Sütçüler, Acıpayam Gölcük köyü, Muğla Turgut köy civarında kısmen iç kısımlarda görülen sığla ağaçları sadece eğim boyunca akan su kenarlarında ince bir şerit halinde gelişebilmektedir.

Sonuç olarak diyebiliriz ki sığla ağacının gelişiminde tek bir faktör başlı başına etkili olmamaktadır. Ağacın gelişiminde üçlü bir faktör Su -Sıcaklık ve Düz alüviyal arazi beraberce rol oynamaktadır. Bu faktörlerden biri eksik olduğu zaman sığla ağacının gelişimi çok sınırlı olmaktadır. Buna rağmen birinci derecede egemen olan sıcaklık ve su faktörüdür. Arazinin eğimi daha çok yayılmayı dolayısıyla orman oluşumunu önleyen bir faktördür.

Yükseklik faktörü:

Sığla ağacı kıyı bölgelerde gelişmekle birlikte uygun arazi yapısı bulduğu takdirde sıcak ve güneye bakan yamaçlarda 900 m’ye çıkabilmektedir. Kıyı bölgelerindeki sığla ormanları dışında en fazla yükseğe çıkanlar Muğla bölgesinde Turgut köy civarında 850 m dolayında güneye bakan yamaçlarda rastlanmıştır. Ayrıca Isparta-Sütçüler (Çandır) bölgesinde Karacaören barajı’nın hemen önünde 250-300 m dolayında bulunmaktadır. Acıpayam-Gölcükköy-Değirmendere’deki sığla ağaçları da 600-700 m’ye kadar çıkmaktadır. Yalnız adı geçen bölgelerde anadolu sığla ağacı  arazinin eğimi fazla olduğu için sığla ağaçları su kenarlarında ince bir şerit halinde gelişirler ve bu takdirde sığla topluluklarının floristik yapıları da oldukça fakir olmakta ve otsu türler hemen hemen hiç bulunmamaktadır. Sadece Platanus orientalis, Nerium oleander ve Alnus orientalis ssp. pubescens gibi ağaç türleri gelişebilmektedir.

Flora özellikleri:

Sığla ormanlarısulak alanlarda geliştiği için, florasını büyük bir çoğunlukla suyu ve gölgeyi seven türler oluşturmaktadır. Bu türlerin çoğu otsu türlerdir. Juncaceae ve Cyperaceae familyalarına ait türler büyük bir örtü derecesine sahiptir. Equisetum telmateia Marmaris-Çetibeli-Karaca söğüt köy bölgelerinde büyük yayılma gösterir. Sarılıcı bitkilerden Smilax aspera ve Hedera helix, Peribloa graeca, Rubus sanctus gibi türler hemen her sığla ormanının altında az çok yayılmış durumdadır.

YAYILIM

Liquidambar cinsi ağaçların dört türünün dünyadaki bilinen yayılımı aşağıda verilmiştir.

Liquidambar acalycina: Chang sığla ağacı

Yayılım:

  • Güney Çin

 

Liquidambar formosana: Çin sığla ağacı

Yayılım:

  • Güney Çin
  • Kuzey Kore
  • Güney Kore
  • Tayvan
  • Laos
  • Kuzey Vietnam

 

Liquidambar styraciflua Amerika sığla ağacı

Yayılım:

  • Doğu Kuzey Amerika’dan New York ile Teksas
  • doğu Meksika
  • Guatemala.

 

Liquidambar orientalis Anadolu sığla ağacı

Yayılım:

  • Güney Batı Türkiye
  • Rodos (Yunanistan)
  • Suriye

 

İlk bulunan Liguidambar poleni paleosen devrinde, Kafkasya’nın ve Türkmenistan’ın (Hazar Denizi’nin doğusunda) maden yataklarında ve benzeri yerlerde bulunmuştur. En eski yıllara ait Liguidambar polenleri paleosen devrinde Sibirya ve Kafkasya’da, alt Oligosen depositelerinde Rusya ve Uzakdoğu’da bulunması bu cinsin jeolojik devirlerde bütün Kuzeydoğu Asya’da geniş yayılış gösterdiğine işaret sayılmaktadır. Tersiyer ve Tebeşir’de geniş yayılış gösterirken, bugün sahasının çok sınırlı olmasını uzun zamanın etkilerine bağlamaktadır. Karpatların kuzey eteklerinde, aşağı Rhono vadisinde Tersiyer zamanından kalma Liguidambar cinsine ait fosiller tespit edilmiştir.

Paleontolojik bulgulara göre Tebeşir, Tersiyer, Pleistosen ve Eosen devirlerinde Kuzey Amerika ve Eurasya’nın geniş kesimlerinde bulunmaktaydı. Sığla ağacı esasında üçüncü zamandan kalma endemik bir türdür. Nitekim bugün yaşayan tek türüne rastlanmayan Avrupa kıtasında bile Tersiyer’de birçok türlerinin yaşadığı bilinmektedir. Ancak buzul çağından sonra şimdiki yayılış safhalarına çekilmişlerdir.

Türkiye’de doğal olarak bulunan Anadolu sığla ağacı, özellikle Marmaris çevresi, Fethiye, Köyceğiz ve Dalaman Çayı dolaylarında endemik olarak bulunur. Isparta ve Burdur arasında da dar bir yayılışı bulunmaktadır. Türkiye’de iki alt türü bulunmaktadır. Bu bölgelerde eskiden ormanlar oluşturan ağaçlar, günümüzde küçük korular halinde bulunmaktadır. Ülkemizde 1.348 hektar saf sığla ormanı bulunmaktadır. Sığla ormanlarının yurdumuzdaki bilinen dağılımı aşağıda verilmiştir.

Anadolu Sığlası’nın Bilinen yayılım alanları:

Aydın:

  • Emirdoğan köyü-Çine çayı
  • incekemer

 

Denizli:

  • Karacaören bölgesi -Günlük geçidi
  • Gavurpazar ve Çakmak deresi mevkii
  • Köprübaşı bölgesi
  • Günlük dere mevkii ve Günlüklü mahallesi
  • Acıpayam bölgesi
  • Gölcük serisi
  • Alcı bölgesi Akdere mevkii

 

Burdur:

  • Bucak Melli bölgesi
  • Çobanpınar serisi
  • Sarı dere Çobanpınar köy
  • Kızkığılca mahallesi

 

Isparta:

  • Sütçüler-Çandır nahiyesi
  • Kızılı köyü
  • Aksu kenarı
  • Karaca ören barajı inşaat sahası

 

Antalya:

  • Kaş
  • Kalkan bölgesi
  • Kınık harabelerinin 2 km. batısı
  • Serik Pınarözü bölgesi
  • Pınarözü deresi
  • Gediz-Bozburun dağı
  • Sinni çayı
  • Söğütlü yayla

 

Milas:

  • Selimiye
  • Kandak köyü

 

Yatağan:

  • Gökbel-Çine çayı kenarı

 

Ula:

  • Gökova-Kocapınar bölgesi

 

Datça:

  • Emecik köyü civarı ve Aksaz bölgesi

 

Dalaman:

  • Kocdüven
  • Tersokan serisi
  • Akçataş mevkii
  • Bahtiyar bölgesi
  • Dalaman çayı serisi
  • Değirmen deresi
  • Gutça mevkii
  • Ala dağ serisi
  • Domaçe deresi-akçaalan mevkii
  • Ağla bölgesi
  • kargıcak serisi
  • Sazak ve Okluk mevkii
  • Alioğlu serisi
  • Kocapınar ve Toparlar mevkii
  • Döğüşbelen yakını

 

Köyceğiz:

  • Merkez bölgesi yuvarlak çay serisi
  • Nasuhdede köy günlük serisi
  • Büyük Kalaağaç
  • Hamit köy
  • Köyceğiz gölü çevresi ortaca bölgesi
  • Okçular
  • Sarısu kavakarası mevkii

 

Marmaris:

  • Gelibolu
  • Gökbük
  • Hisarönü bölgesi Arputça
  • Bördübend ve Değirmenyanı
  • Soğuksu mevkii
  • Günnücek ormanı
  • Merkez bölgesi karasu
  • Adaağzı ve Göllü mevkii
  • Çetibelli-Taşhan köprüsü
  • Kocaalan
  • Kuzcadere ve Söğütkent bölgeleri
  • Turgut köy ve şelale mevkii

 

Fethiye:

  • Güneydağı bölgesi-Kargı
  • Yanıklar
  • Kirsecik ve merkez mevkii
  • Kızıldere-Göcek bölgesi
  • Dikmentepe serisi-Karanlık dere
  • Inlice ve Küçük Kargı mevkii

Sığla Yağı

Sığla yağı elde etme işlemi, ağaç gövdesine dikey olarak açılan damarların sıyrılmasıyla oluşan kapçık ve yağın toplanması, kaynatılması ve preslenmesinden oluşur.

Üretim yapılacak sahadaki üretim ağaçları Orman İşletme Şefi tarafından damga ve boya ile işaretlenerek belirlenir. Bu belirlemede göğüs çapının 15 cm den büyük, ağacın yanmamış, sıhhatli ve mantarlaşmamış olmasına dikkat edilir.

Sığla yağı çıkarma işlemi, çevre orman köylerinden gelen ve bu işi bilen işçiler tarafından yapılır. Sığla yağı üretimine, Mart ayı sonuna doğru kabuk sıyırma işlemi ile başlanır. Ağaçta, 50-70 cm. yüksekliğinde, 10 cm genişliğinde olmak üzere ağacın dış kabuk kısımları yontulur. Bu işleme “kızartma, kızıllatma” denir.

Kızartma işleminden sonra bir ay beklenilerek Nisan ayı sonu ve Mayıs ayı başlarında kızıllatma yapılan tabak boyunca 4-5 cm genişliğinde, 3-4 mm. derinliğinde damar açılır. Bu işleme “göz çekme” denir. Damar açıldıktan 1-2 hafta sonra yara sathında oluşan ve “sur” adı verilen yara sathı kaşıkla sıyrılarak alınır. Sur, siyahımsı renkte bir tabakadır.

Sur alma işlemleri Haziran ayının ilk haftasında tamamlanır. Üretime, sur alma işleminden 15-20 gün sonra damarların yağ dolmasıyla başlanır. Damarlarda biriken yağ ve kabuk yongaları, damar boyutları değiştirilmeden yine kaşık denilen aletle sıyrılarak alınır. “Sur arkası” ismi verilen bu işlem Temmuz ayı başında bitirilir.

Her 15 günde bir kaşıkla yara üzerinde biriken sığla yağı sıyrılarak margun adı verilen kıl torbalara toplanır. “Sefer” adı verilen bu işleme Ekim ayı başına kadar devam edilir. Ekim ayı sonu ile Kasım ayı ortalarına kadar damarlarda toplanan ve ağacın dip kısımlarına akan, kabuk aralarına sızan ve “karakap” denilen düşük kaliteli yağ da toplanır ancak diğer yağ ile karıştırılmaz.

Kıl torbalarda toplanan yonga ve yağ karışımı, kaynayan kazandaki sıcak suya konularak 2-3 dakika kadar kaynatılır. Kaynatılan yonga ve yağ karışımı ürün prese taşınır. Presleme sonrasında bir miktar su ve yağ karışımı bir oluk vasıtasıyla giriş kısmında süzgeç bulunan beton havuzlara alınır. Havuzda yağın üzerinde toplanan su, amaca uygun bir oluk ya da düzenek vasıtasıyla dışarıya alınır. Havuzda bulunan sığla yağı, Orman İşletme şefinin nezaretinde teneke kutulara doldurulup ağızları sıkıca kapatılarak Orman idaresinin tespit edeceği depolara nakledilir.

Pres artığı olarak açığa çıkan buhur ise kurutulduktan sonra ayrıca pazarlanmak üzere depolanır. Sığla yağı üretimi günümüzde sınırlı olup 2011 yılı itibariyle üretim yoktur. En son 2009 yılında Köyceğiz’de (Beyobası, Kavakarası) ve Marmaris’te (Çetibeli) sığla yağı üretimi yapılmıştır. Sığla yağı üretiminde kullanılan ekipmanlar günümüzde oldukça bakımsız durumdadır. Üretim sanayi üretimi şeklindedir . Sağlık için kullanılacak sığla yağı üretiminin daha uygun koşullarda yapılması ve işlenmesi gerekmektedir.

Etiketler :
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan Puan .
Loading...
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ